Sinema, Türkiye Sineması
Comment 1

Ali’nin Tatil Kitabı

“Tatil kitabı, rutin ve bu durumun kendisini sürekli tekrar etmesi üzerine bir film” Radikal Genç

Yaz aylarının basık ve bunaltıcı havasını neyse ki bu ay biraz atlatabildik. Havaların serinlemesi bir yana, merakla beklediğimiz yerli filmlerin önümüzdeki günlerde birbiri ardına gösterime girecek olması da yüreğimizi ferahlattı. Bildiğimiz gibi, henüz ulusal bir sinema dilinden söz edecek nitelikte olmasa da, Türk sineması son dönemde oldukça özgün ve üretken yönetmenler yetiştirdi. Hal böyle olunca bahsedilmesi gereken o denli film oluyor ki, insan hangisinden başlayacağını nasıl anlatacağını bilemiyor. “Reha Erdem’in en sert ve etkileyici filmi” olduğu iddia edilen Hayat Var, Nuri Bilge Ceylan’a Cannes’da en iyi yönetmen ödülü getiren 3 Maymun; Peyami Safa’nın Selma ve Gölgesi romanından esinlenen yazar, ressam, müzisyen ve sinemacı Mehmet Güreli’nin Gölge filmi, usta sinemacı Erden Kıral’ın bütün bilgi birikimini aktardığı söylenen Vicdan, Semih Kaplanoğlu üçlemesinin Yumurta’dan sonraki ikinci filmi Süt, Derviş Zaim’in tek planda çektiği Nokta, Özcan Alper’in Altın Koza’ da en iyi film ödülünü aldığı Sonbahar… Liste bu şekilde uzayıp gidiyor!

Anlayacağınız yıl sonuna kadar bizlere durmak yok, neredeyse her hafta yeni bir yerli film sinema salonlarında olacak. İncelemeye bu hafta gösterime giren Tatil Kitabı ile başlamak yerinde olur sanırım. Son dönem Türk Sineması’nda “taşra” teması (Reha Erdem’in Beş vakit, Nuri Bilge Ceylan’ın Kasaba ve Mayıs sıkıntısı filmlerinde olduğu gibi) hayli revaçta. Ancak Tatil Kitabı’nın birçok açıdan kendine özgü olduğunu söyleyebilirim. Berlin Film Festivali’ne kabul edilen tek Türk filmi Tatil Kitabı, İstanbul Film Festivali En iyi yerli film ödülü de dâhil olmak üzere katıldığı 6 festivalden de ödülle döndü. İşin şaşırtıcı yanı ise, filmin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na 6 kez başvurmasına rağmen teşvike değer bulunmaması. Filmin yönetmeni Seyfi Teoman’ın Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi ile beraber yürüttüğü proje, Türkiye’de ilk kez bir sinema kulübü ve bir sinema dergisi(Altyazı) etrafında şekillenmesi yönüyle akıllara Cahiers du Cinéma sayfalarından doğan Yeni Dalga akımını getiriyor. Filmin, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra köklü sinema okullarından Polonya’daki Lodz’a giden Seyfi Teoman’ın ilk filmi olması da geleceğe dair umut verici.

Filme Gelelim!

Mersin’in Silifke ilçesindeki bir ailenin yaz boyunca başından geçenler Ali’nin(1000 çocuk arasından seçilen Silifke İlköğretim Okulu öğrencisi Tayfun Günay filmde çok başarılı bir performans sergiliyor) bakış açısından seyirciye aktarılıyor. Filmin isminin Tatil Kitabı olması da hayli manidar. İlkokul sıralarındayken, yaz tatilleri için alınan ve tatil boyunca tek sayfasını açmadığımız tatil kitapları düşünüldüğünde ailenin küçük oğlu Ali, bir anlamda kendi “Tatil Kitabı”nı yazıyor filmde. Oyunculara gelince Taner Birsel gibi oldukça profesyonel bir oyuncu yanında tamamen amatör oyunculara da yer verilmesi filmi daha sade ve doğal kılıyor. Filmdeki erkek bakış açısının, taşra hayatını gerçekçi bir biçimde yansıttığını da belirtelim. Seyfi Teoman, filmin İstanbul Film Festivali’ndeki gösteriminde üç erkek karakterin(baba, ağabey ve Ali) hayatın farklı dönemlerindeki tek bir karakteri simgelediğinden söz etti. Bir açıdan amca karakterini de (Taner Birsel) bu yoruma katarsak; filmde taşrada yaşayan bir erkeğin çocukluk, gençlik, orta yaş ve yaşlılık dönemini görmemiz mümkün oluyor. Tatil Kitabı’ndaki her karakter adeta bir sonraki evreye geçmek için sırasını bekliyor. Yönetmen, bu bekleyişi; “Tatil kitabı rutin ve bu durumun kendisini sürekli tekrar etmesi üzerine bir film” sözleriyle dile getiriyor. Çoğumuzun filmi henüz izlemediği düşüncesiyle fazla detaya girmiyorum. Ulusal ve uluslar arası festivallerin programlarında yer alan ve bu festivallerden ödüllerle dönen böyle filmleri ne yazık ki çok sonraları sinemada izleme imkânımız olduğu düşünüldüğünde (ki bazen bu bile pek mümkün olmuyor); bu şansı kaçırmamak gerektiği kanısındayım. Hepimize iyi seyirler…

*Bu yazım, ilk olarak 30 Eylül 2008 tarihinde, Radikal Genç’te yayınlanmıştı. Aradan geçen zamanda Seyfi Teoman’ı ve Radikal Genç’i kaybettik, bir yazdıklarımızın anısı kaldı yadigar…

1 Yorum

  1. Geri bildirim: Kitaplardan (Ve Filmlerden) Kurtulabileceğinizi Sanmayın! | sinedebiyatro

Yorum yapmak ister misiniz?

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s